UMUTSUZ GÜNLERİN MUTLU İNSANI - ORHAN BOZDEMİR / Recep BABACAN

Anasayfa » Orhan Bozdemir » UMUTSUZ GÜNLERİN MUTLU İNSANI - ORHAN BOZDEMİR / Recep BABACAN
share on facebook  tweet  share on google  print  

UMUTSUZ GÜNLERİN MUTLU İNSANI - ORHAN BOZDEMİR / Recep BABACAN

"Orhan Bozdemir" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar
UMUTSUZ

ORHAN CAVİT BOZDEMİR

Tarihi olaylara Osmanlı, Selçuklu ve Cumhuriyet Tarihinden kısa kesitler sunmaya devam ediyorum. Yeni bir çalışma ve araştırma grubu yazıları ile Yöremiz insanına kendi öz değerlerini tanıtabilmek için de yeni bir araştırma konusuyla sitemizde farklı kesimden insanları sizlere tanıtmaya çalışacağım.

Bu yazı dizilerimizden ilkini 2000 yılında aramızdan ayrılan Kardere köyünün en önemli şahsiyetlerinden birisi olan Orhan Bozdemir’e ayırdım

Kardere köyünün önde gelen ismiydi Orhan Bozdemir, Bir dönemin, bir devrin adamıydı. Topluma kazandırmış olduğu eserler ve takdir edilesi çalışmalar genç nesil yöneticilere örnek olmaya devam ediyor. Kişisel olarak tanışmışlığım olan bir insandı.

Ancak bazı insanların değerleri ölümlerinden itibaren anlaşılmaya başlanır.

Üç kelimeyle özetlemek gerekirse “Bir var olma mücadelesinin adıydı Orhan Bozdemir

Tarihi hatıratları yayınlamaya çalıştığım sitemde Orhan Bozdemir’e yer vermemek olmazdı.

Araştırdıkça kendisine olan hayranlığım bir o kadar daha arttı.  Gelin şimdi hep beraber Orhan Bozdemir’in hayatını kısaca tahlil edelim.

Hayata gözlerini İstanbul-Harbiye de  açtı. Küçüklüğü Harbiye, Feriköy, Cihangir ve  Kardere Köyü arasında geçti. İlkokula Firuzağa ilkokulunda başladı. Çok başarılı bir öğrencilik hayatı geçirdi. Ortaokul ve liseyi Tophane Sanat Enstitüsü’nde bitirdi. Askerlik görevini Erzincan’da yedek subay olarak yaptıktan sonra elektrik teknisyeni olarak Oerlıkon A.Ş.  ye girdi. İlerleyen yıllarda  evlenip Candemir Bozdemir isminde bir çocuk sahibi oldu. Çok uzun süre çalışarak emekliye ayrıldı. 

Hiçbir zaman doğduğu toprakları unutmadı. Orada bulunan insanların daha rahat yaşayabilmeleri için  çok çaba sarf etti. Orhan Bozdemir  bölgedeki kızların okuyabilmeleri için bir ilkokul yapılmasına ön ayak olmuştur. Zamanın Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ ünde  Kemahlı olması nedeniyle yardım alarak okulu yaptırıp adını okula vermiştir. Köyde bir kütüphane ve sağlık ocağı  yaptırmıştır. Evlerin içine kadar su gelmesini sağlamış, bir de köyde orman yapılmasına öncülük etmiştir. Daha birçok  yapacağı faydalı işler varken yakalandığı amansız hastalık ona bu işleri yapması için imkan vermemiştir.

2000 yılında gözlerini İstanbul  Cihangirdeki evinde hayata kapamıştır. Yaptığı orman Orhan Bozdemir'in ölümünden sonra Kardereliler tarafından  “ORHAN CAVİT BOZDEMİR  ORMANI olarak adına ithaf edilmiştir.

Orhan Bozdemir bu ormanı yapabilmek için Kemah’ın dışına, Erzincan’ın dışına ve ülke sınırlarının dışına kadar çıkmış ve Kanadalı diplomat olan Elizabeth Mac Callum ile olan dostluğu bu bürokrat hanım efendiyi Kardere köyüne kadar götürmeyle son bulmuştu.

Erozyonla mücadeleye ve ağaçlandırmaya gönül veren bu insanı köylerine getirmiş Orhan Bozdemir

Dernek faaliyeti olarak da, köyün üstündeki 25 hektarlık araziyi orman sahası ilan ederek, 1962 de 60 000 badem, 7000 huş, 5000 çam, 1000 iğde ve 500 karaağaç dikmişler. 1965 de 15 000 çam, 7500 huş, 2500 akçaağaç daha  dikmişlerdir.  

Yine Orhan Bozdemir’in hatıratlarına göre bir zamanlar buralarda büyük ağaçlarla ormanlar varmış. Eski bir hikâyeye göre, bu mevkide bir kız, hasmından kendini kurtarmak için bir ağaca tırmanmış ve hiç yere ayak basmadan bir km öteden yere inmiş ve böylelikle tehlikeyi atlatmış.

Elizabet Mac Callum deyip de geçmek olmaz tabi. Kanada’nın en önemli simalarından ve en tanınmış isimlerinden. Çok soylu bir aileden geliyor. Scotland’da doğmuş ve Fransızların ünlü dergisi LİL LÜSTİRATİON dergisine kapak olmuş bir diplomat.

Beyrut ve Lübnan’da Büyükelçilik yapmış, onlarca ülkede Maslahat güzarlığında bulunmuş bir hanımefendi.

Kolay değil böyle insanları alıp topraklarınıza götürmek oraları tanıtmak, yapmak istediklerinizi anlatabilmek.

Dili başka, Dini Başka, ırkı başka, soyu başka. Ama ortak bir payda var. Aynı Gökyüzünün altında buluşmak. Orhan Bozdemir aynı Gök kubbenin altında Kemah Semalarına kadar getirebilmiş Elizabeth Mac Callum’u.

Bakın Orhan Bozdemir Kemah Köyleri Dostluk Turnuvasının kuruluş aşamasını 1977 yılındaki kendi yazısıyla şöyle anlatıyor.

Günden güne artan nüfus, geçim şartlarını zorlayarak yıllar önce zorunlu olarak köyden kente akımı başlatmış oldu. Kemah köyleri de bu şartlar altında daha fazla kadere boyun eğmemek için çareyi büyük kentlere, dolayısı ile İstanbul'a göç etmekte bulmuştur.

İstanbul’da kent yaşantısının oluşturduğu yeni bir genç nesil yetişti. Yaşlılar kendi aralarındaki akrabalık bağlarını kendi aralarında görüşerek sürdürürken, yeni yetişen nesil gelenek ve göreneklerimizin varlığından habersiz yakın akraba ve hemşehrilik duygularından yoksun olarak yetişiyordu. İstanbul’da kurulu köy dernekleri belirli bir kitleye hitab ediyordu. Gençlik ise bunların varlığından bile habersizdi. Ancak düzenlenen gece ve kır gezileri köylülerin bir araya gelmelerini, genç nesilin ise birbirleriyle tanışıp kaynaşmalarında az da olsa etkili olmaya başlamıştı. Kır gezilerinde yapılan spor, gençlerin semtler arasında da birer spor kulübü kurarak imkanların elverdiği ölçüde futbol maçları yapmalarına yönelmeleri, diğer köyler arasında da duyuluyor ve gün geçtikçe yaygınlaşıyordu. Ne var ki tüm bu gençleri bir araya getirip, tanıştırıp ve kaynaşmalarına yardımcı olacak yeterli ne bir tesis ne de bir kuruluş yoktu.



İşte böyle bir ortamın hüküm sürdüğü bir sırada Bozoğlak nahiyesi ve köylerinin sorunlarının tartışıldığı 1977 yılındaki gerek köyde, gerekse İstanbul’daki toplantılardan birinde sohbet esnasında bir futbol turnuvasının düzenlenmesi söz konusu olmuş ve hemen ardından Bozoğlaklı birkaç genç bir araya gelerek fikir birliğine vararak bir turnuva düzenlenmesine, dolayısı ile de diğer köylerle diyalog kurarak bugünkü Kemah Köyleri Dostluk Turnuvası’nın temeli Bozoglak Dostluk Turnuvası adı altında atılmıştır.

Kısa bir zamanda 7,10,13 ve 17 takıma yükselen Kemah Köyleri Dostluk Turnuvası’nın takım sayısı yıldan yıla artarak devam edeceği sanılıyor. Ancak bu birliğin uzun yıllar sürmesi, baştaki idarecilerin bilinçli ve intizamlı çalışmalarına bağlı olacaktır.

Bugün 4.yılını geride bıraktığımız Kemah Köyleri Dostluk Turnuvası eşi dünyada ender görülen bir birlik ve dostluk örneğidir.

Orhan Bozdemir’in bu yazısının hemen ardından 1 yıl sonra kaleme aldığı başka bir yazısı ile o günlerin zor şartlarına parmak basmış ve adeta bugünü görüyormuş gibi sorunların çözümüne yönelik çalışmalarını bir bir sıralamıştır.

Bakın o yazısından kısa kesitler aktarıyorum sizlere,

Bizler, Erzincan'ın Kemah İlçesine bağlı Bozoğlak (A.İhtik) Çiğdemli (Nezgep), Dikyamaç (Korkop), Gediktepe (Bergisor), Gülbahçe (Sitemi), Hakbilir (Pekeriç), Karaca (Cemolar), Kardere (Yukarı İhtik), Seringöze (Şökke) köylüleriyiz. Tabiat kuvvetlerinin adeta savaştığı Munzur Dağlarının etek yaylalarında, kaderine ve tabiata esir olmuş insanların çocuklarıyız. Babalarımızın elinde hasisleşmiş bir toprağın himmetine yaşantısını uydurmuş 9 köyün sakinleriyiz. Belki büyük medeniyetlerin maskesi olan beldelerle birlikte, insanoğlu burada hayata başlamış. Fakat ne yazık ki yöremizde sanki zaman durmuş gibi. Sanki burada insan toprakla birbirini yemek için savaşmış. Şimdi, teknolojinin mucizeye benzer neticeler verdiği çağda biz, buralarda yaşamak için didiniriz. Bize maziden gelen tek şey çorak ve kısır bir toprak, monoton bir çıplaklıkla kül rengi akseden tepeler, dağlar ve kurumuş vadilerdir.

Köylerimizin 50 sene önce daha cömert, daha bereketli ve güzelmiş. Rivayet edilir ki, bir genç kız maraz kaldığı tehlikeden kendisini korumak için 2 km.lik mesafeyi ağaçların dallarında giderek kurtulmuş. İklimi, verimli toprağı ve her şeyi ile yemyeşil bir mutluluk bahçesiymiş köylerimiz, eğer o zamandan bu yana üzerinde yaşayanlar mevcut nimetlerine bir şeyler katabilselerdi, biz bugünkü çocuklarına meserret ve mutluluk dolu bir dünya bırakmış olmanın manevi hazzını duyarlar ve bizde onları övgü ile anardık. Bir bilinçsizlik içinde zamanlarını doldurup gidenler, bize göç alametleri beliren hazin bir manzara bıraktılar. Mistik bir kadercilik ve tevekkül içinde, yarınlarını göremeyen babalarımız bize bundan başka ne bırakabilirlerdi ki…

Nahiye ve köyleri muhtar ve dernek yöneticileri olarak hem fikir olarak birleşip köylerimizin müşterek sorunları olan halen çalışmaları Karayolları tarafından yapılan Kemah-Bozoğlak ayırımı yolunun her mevsim ulaşım imkanı ve kış mevsim bakımına kavuşturulması. Y.S.E. tarafından yapım çalışmaları yapılması gereken köylerimiz: Gölbaşı, Taşbulak, Hakbilir, Gediktepe, Kardere, Bozoğlak, Dikyamaç, Seringöze, Gülbahçe, Karaca yolu ile ilgili bir çalışma yapılmamakta ve en ufak bir yağışta ulaşım tamamen aksamaktadır. Nahiyemizin Sağlık Ocağı bulunmasına rağmen köylerimiz sağlık hizmetlerinden yeterince nasibini alamamakta ilgililerin bu hususta gereken ilgiyi göstermelerini bekliyoruz.

Nahiyemizde geçici bir binada orta öğretime başlanmış bulunmakta olup, ulaşım sorunu dolayısı ile diğer komşu köylerin istifade imkanları sağlanamamakta ve Bozoğlak, Kardere, Gediktepe, Hakbilir köyleri müşterek sulama suyu projesinden henüz kati bir sonuç alınamamıştır.

Her şeye ışık tutacak olan Elektrik Kemah ilçesine Keban’ dan gelmesine rağmen henüz köylerimiz için bir ön çalışma yapılmamıştır.

Temennimiz devletin, özetlemeye çalıştığımız sorunlarımıza bir an önce el atıp mutsuz bu günlerimizden mutlu yarınlara kavuşturmasıdır.   

Evet, Orhan Bozdemir belki o mutsuz günlerden sonra mutlu günleri göremedi. Belki son anlarında bunlara şahitlik etti.

İdealist bir insan olan Orhan Bozdemir’e yöresi, memleketi, milleti için yaptıkları takdire şayan çalışmalarından dolayı sonsuz teşekkürler.

Bir söz var bilirsiniz sanırım birçoğunuz.

Sen doğduğunda herkes gülüyordu sen ise ağlıyordun

Öyle bir hayat sürki, sen öldüğünde herkes ağlarken sen gülüyor ol!

Sevgili Orhan Bozdemir bu işin hakkını vererek, bundan öte gönlünü ve ömrünü bu bölgeye vererek bıkmadan usanmadan çalışmış bir gönül adamı.

Eminim ki yapmış olduğu çalışmalar onun yüzünü hep güldürür.

Recep Babacan

 

 

Kaynakça:  www.kardere.com

               www.international.gc.ca

                www.illustiration.com


Kaynak : Recep Babacan / www.recepbabacan.com
Tür : Diğer Tarih : 01.12.2010
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]